Kurucunun Kızı\\\Amy Engel ~Kitap Yorumu~


Selam, nasılsınız? Benim çoookkk uykum varda.
Çünkü çok zeki olan ben(!) dün gece Kurucunun Kızı'na başlama kararı aldım ve kitabın beni uykumdan koparıp sabah 6 gibi uyumama neden olmasına izin verdim. Elden ne gelir? Kitap müthişti.

Arka Kapak Yazısı;

Dehşet verici bir nükleer savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri büyük ölçüde yok edilmiş, sadece küçük bir grup hayatta kalmıştı. Geriye kalanları kimin yöneteceği konusunda Lattimer'lar ve Westfall'lar arasında çıkan savaşı Westfall ailesi kaybetmişti. Ve beş yıl sonra barış ve kontrol, her yıl yapılan bir törenle, kaybeden tarafın kızları ile kazanan tarafın erkeklerinin evlendirilmesiyle sağlanmaktaydı.

Bu yıl benim sıram gelmişti. Benim adım Ivy Westfall ve görevim basitti: Başkan'ın oğlunu, müstakbel kocamı öldürmek ve Westfall ailesinin gücünü geri kazanmasını sağlamak. Ama görünen o ki, Bishop Lattimer ya çok yetenekli bir oyuncu ya da ailemin iddia ettiği gibi kalpsiz, zalim bir çocuk değil. Hatta beni bu dünyada gerçekten anlayan tek kişi bile olabilir. Ama kaderimden kaçmama imkân yok. Ben Westfall mirasını geri alacak kişiyim. Bishop ölmeli. Ve onu öldüren ben olmalıyım…

Yorumum;
 Distopya romanlarına bayılıyorum ama bir de aşk içeriyorsa tadından yenmez bence. Zaten bu kitapta beni tek bir yönden hayal kırıklığına uğrattı. Sadece 270 sayfacık. İnanabiliyor musunuz? Kitabın bu kadar az sayfa olduğunu görünce YIKILDIM! Karadeniz'de gemileri batmış masum köylü gibi hissettim resmen.
Buradan Yabancı yayınlarına sesleniyorum... 2. KİTAP HEMEN ÇIKSIN. LÜTFEN!!!

Aslında kitabın üzerine kurulduğu konu bile çok mantıklı. Bize çok yakın bir gelecekte bir nükleer savaş gerçekleşiyor ve insanların neredeyse hepsi ölüyor, iklim değişiklikleri yaşanıyor ya da yiyecek kıtlığı ortaya çıkıyor. İşte böyle bir dünyada Ivy Westfall onun için seçilen eşi Bishop Lattimer ile evlenmek zorunda. 
Çünkü bu toplulukta nüfus çok az olduğu için üremek çok önemli. Fakat Ivy diğer evlenen kızlardan farklı. Çünkü o kurucunun kızı ve Bishop'ta başkanın oğlu.  Yani topluluk kurulduğundan beri bu iki aile barış yapmış gibi gözükse de birbirinin gizliden gizliye düşmanı.  İşte Ivy'nin görevi de bu: Lattimer ailesine son vermek için yeni kocası Bishop'u öldürmek.
Kısaca konu bu diyeceğim ama hiçte kısa olmadı. Seneye edebiyat ödevi olarak bu yazıyı mı kullansam ne?


Kitaba tam bu noktada bayıldım. Çünkü Ivy, Bishop'u öldürmeye ne kadar kendini şartlasa da, onu tanımaya başladıkça bildiği her şey de temelden sarsılmaya başlıyor. 
Ivy'nin çenesi tutamaması, gereğinden fazla öfkesi ve asi tavırları sanki Bishop'un uysal ve dengeli tavırları ile bütünleşmiş gibiydi.

Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen bence çok güzeldi. Hatta Amy Engel'in bir avukat olduğu düşünülürse; kitapta savunulan düşüncüler, özgürlük arayışı, seçme hakkı, demokrasi isteği o kadar güzel anlatılmıştı ki eğer demokratik bir ülkede yaşamasaydım 'HADİ KALKIP DEVRİM YAPALIM' diye bağırarak ortalıkta dolaşabilirdim. 
Sade bir dil kullanılmasına rağmen aslında çok hareketli bir kitaptı. Her sayfa da kitabın gittiği yön resmen değişiyordu. Bir an Başkan Lettimar'a söverken, arka sayfa da 'aaa, onun içinde çok üzülüyorum' diyebilirsiniz. Ben dedim. Hatta kitabın sonuna geldiğimde elimde tırnak kalmamıştı.  
Çok daha üzücü olan ise, 2. Kitap olan 'the revolution of Ivy' yurtdışında kasımda çıkacakmış... Off, daha çok var, çooookk...

Kesinlikle önerilir.
İYİ OKUMALAR!!

Not: Kitabın bendeki yan etkileri;

YIKILDIM:'(

Oh, Hayır...

 
Böyle bitemez!! NASIL..??


İkinci kitap çıksın artık ya...

<death>

0 yorum:

Bana Ulaşın